Sırt çantanızı boşaltın

Bir düşünün, hayatınız boyunca ne kadar kırıldınız, üzüldünüz, kızdınız ? Kaç kere nefret ettiniz, öfkelendiniz ? Hiç kin güttünüz mü, intikam almak için beklediniz mi ? Ya da affedemediğiniz oldu mu hiç ?…
Cevabınız kocaman bir “evet”se okumaya devam edin.
Peki bu hislerinizi geçmişte bırakabildiniz mi? Yani bugün size sorsalar, yukarıda bahsedilen duyguların kaç tanesinin yanına “şu anda da böyle hissediyorum” yazarsınız ? 10 yıl önceki bir olay için; “şu anda da kırgınım, kızgınım, asla affetmem” der misiniz ? Cevabınız yine “evet” mi ?

Sabah uyandığınızda, yataktan kalkarken sırtınızda müthiş bir ağırlık hissettiğinizi düşünün; duşunuzu alırken, dişinizi fırçalarken, makyaj yaparken, birşeyler atıştırırken, işe gidiş yolunda sırtınızdaki bu ağırlık hissinin geçmediğini; çalışırken , otururken, eve dönerken, televizyon seyrederken devam ettiğini, hatta yatarken biraz daha ağırlaştığını düşünün. Her geçen gün , bir önceki güne göre; her geçen yıl bir önceki yıla göre daha ağır sırtınızdaki yük… neden mi; çünkü sırtınızdaki görünmez sırt çantanızı, her gün yeni kırgınlıklar, öfkeler, üzüntüler ve kinle dolduruyorsunuz.
Hayatın akışında, her birimiz, sahiplendiğimiz rollerimiz gereği pek çok sosyal ortamda bulunuyor, sayısız ilişki içine giriyoruz; anne-çocuk, yönetici-memur, şoför-yolcu, alan-satan, vb… Bu ilişkiler ve iletişimler sırasında olumlu duygular kadar olumsuz duygular da oluşabilir. Örneğin her taksi şoförü yolcu buldum diye, her yolcu da taksi buldum diye mutlu olmaz, aksine bir de bozuk para yüzünden uzun uzun tartışır, birbirlerini kırarlar.
Önemli olan olumsuz duyguların içimize yerleşmesini önleyebilmemiz. Olduğu zamanda olduğu gibi kabul edip bıramakdığımız her olay, affedemediğimiz her kişi, günlük yaşantımızda küçücük bir benzerini bile bulsa yapışacak ve o olayı ağırlaştıracak. Yine taksi örneğine dönecek olursak; sabah işe giderken bindiğiniz taksinin şoförüyle tartıştıktan sonra, taksinin kapısını kapatıp kızgınlığınızı orada bırakamazsanız, iş yerine gittiğinizde, çayına şeker ister misin diye soran iyi niyetli çaycıya,geç açılan bilgisayara, çalan telefona kızacak ve bütün gün daha kızacak pekçok şey bulmuş olarak eve dönecek bir de eşinize ve çocuklarınıza kızarak günü kapatacaksınız. Böylece sırt çantanız hızla dolacak, ağırlaşacak. Bu duygularla yatağa yatarsanız ertesi sabah bineceğiniz taksi şoförü, size hayal edebileceğinizden bile iyi davransa da , onunla da tartışacağınızdan emin olun.
Oysa ki affedebilsek, olduğu gibi kabul edebilsek, çantamız boş ve kalbimiz rahat yeni güne başlayabileceğiz. Gün içinde yaşadığımız olaylar geçmişimizin etkisiyle soruna dönüşmeyecek, büyümeyecek, hayatımızda yeni direnç noktaları yaratmayacağız.
Öyleyse sırt çantalarını boşaltma, hafifletme vaktidir. Peki nereden başlayacağım diyorsanız,en eski kırgınlığınızı, affedemediğiniz ilk kişiyi düşünün. Önce kendinizi, sonra da anne-babanızı affederek işe başlayın.

Sevgiyle

Fotoğraf: Ahsen Küçükçalık

Reklamlar

Bu yazıma yorum yazmak ister misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s