ASLINDA GİDEN ERKEK YOKTUR- Seda Diker

SANYO DIGITAL CAMERA

Seda Diker’in adını geçen yıl duymuştum. Ne yalan söyleyeyim, kitabının ismi bana itici gelmişti. “Erkeğinizi 10 adımda kendinize bağlayın”, “evliliğin sırları” vs.. gibi kadın-erkek ilişkileri üzerine yazılan yayınları takip etmek bana göre değil.Bu konular romantik komedilerle sınırlı benim hayatımda. Fakat canım ablalarımın tavsiyesiyle okuduğum Seda Diker’in kitapları kadın-erkek ilişkilerini spritüel bir yaklaşımla ele almış.
Öncelikle önyargılı yaklaştığım için Seda Diker’den gıyabında özür dilerim. Ruhsal gelişim ve farkındalığa bu kadar yoğunlaşmış biri olarak, bu konulara olan ilgisizliğimin aslında bir direnç olduğunu anlamalıydım.
Her iki kitabını da çok kısa bir süre içinde, büyük bir ilgiyle okudum.
Bu yazım “Aslında giden erkek yoktur” adlı kitabıyla ilgili.
Kitabın arkasındaki tanıtım çok çarpıcı bir cümle ile başlıyor;
“Gerçek ve unutulmuş dişilik bilgilerini öğrenmeye çalışan kadınların değişim öyküleri.”
“dişilik bilgileri” “dişi”… ben kendimi tanımlasam kendim için “dişi ” der miyim diye soruyor insan… Yüzyıllar boyu dişilik öylesine bastırılmış, öylesine sömürülmüş, kadınlar öylesine şiddet ve aşağılanmaya maruz kalmışlar ki, içinde bulunduğumuz bu zamanda, kendimize erkeklerle eşit olmak adına , özgür olmak adına bir sürü yeni yükler ve yeni kısır döngüler yaratmışız. Yeni bilgilerimiz, yeni becerilerimiz, kendimiz için yarattığımızı düşündüğümüz yeni özgürlük alanları aslında bizi özümüzden, “dişi” olmaktan uzaklaştırmış. Çünkü “dişi”olmak, özellikle benim dönemimdeki kadınlar için neredeyse ayıp. Evet hala çocuk doğuruyor anne oluyoruz, farklı oranlarda da olsa hepimiz süsleniyor güzel görünmek istiyoruz ama maalesef çoğumuz “alma”yı bilmiyoruz. Çalışıyoruz, para kazanıyoruz; dolayasıyla maddiyat almıyoruz. Yaşamımızla ilgili tüm sorumlulukları kabul ediyor, evle ilgileniyor, çocukla ilgileniyor kimseden yardım istemiyoruz. Bütün bu sorumluluklar, koşuşturmaca “eril” yanımızı büyüttükçe büyütüyor ve çoğumuz neredeyse yaşantımızdaki erkeklere “olmasalar da olur” mantığıyla yaklaşıyoruz. Küçülen ve zayıflayan “dişi” yanımız , bir erkek nasıl onurlandırılır, nasıl yardım istenir, sorumluluklar nasıl paylaşılır unutmuş durumda.
Seda Diker bu kitabında , içimizdeki eril ve dişi enerjiyi nasıl dengeleyeceğimizi Ayşe ve Ceyda karakterlerinin hikayeleriyle anlatmış. Ego, korkular, topraklama gibi bilgiler bu hikayelerin arasında verilmiş.Bu nedenle kitabın çok kolay okunan bir akışı ve dili var.
Kendisine bu paylaşımları ve bana kattıkları için teşekkür ediyorum. Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Fakat zaman konusunda kendinizi rahat bırakın çünkü bilgi sadece alabileceğiniz zamanda size ulaşır.

Reklamlar

ASLINDA GİDEN ERKEK YOKTUR- Seda Diker” üzerine 5 yorum

Bu yazıma yorum yazmak ister misin?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s