Boğaz Köprüsü Fotoğrafları

Mart ayında devam ettiğim fotoğraf kursunda köprüler konulu bir sergi yapacağız. Ben şimdiye kadar çok gezemediğim için , diğer katılımcılar gibi şahane köprü fotoğrafları çekemedim. Ben de düşündüm, farklı bir şeyler yapmaya karar verdim. Kurstan arkadaşımın yardımıyla dün bu fotoğrafları çektim…İyi seyirler 🙂
IMG_4467

IMG_4470

IMG_4507

IMG_4537

IMG_4551

IMG_4571-001

IMG_4561

IMG_4574

IMG_4583

IMG_4610

KUZGUNCUK

İstanbul’da nadir kalmış eski tip evlerin olduğu Kuzguncuk’ta gezdik geçtiğimiz hafta. Hasta olduğum için aslında çok keyif alamadım geziden. Her şeyin başı sağlık diye boşuna söylenmiyor. Talya ile 10 günü aşkın bir süredir şu meşhur bu yılın grip salgını ile boğuşuyoruz. Gerçekten ateş 4-5 gün sürüyor, sonra öksürük… ve halsizlik tabii.
Neyse konumuz H3N2 değil, Kuzguncuk. En iyisi ben anlatmayayım , siz fotoğraflara bakın.
IMG_3984

IMG_3985

IMG_3989

IMG_3993

IMG_3995

IMG_3999

IMG_4006

IMG_4010

IMG_4011

IMG_4015

IMG_4018

IMG_4044

IMG_4057

IMG_4066

IMG_4069

IMG_4074

IMG_4075

IMG_4079

IMG_4088-001

IMG_4112

IMG_4119

IMG_4135

IMG_4138

IMG_4143

IMG_4171

IMG_4176

IMG_4180

IMG_4190

IMG_4192

IMG_4195

IMG_4201

Sonbaharda Belgrad ormanları

IMG_1193 IMG_1196 IMG_1229.CR2 IMG_1231 IMG_1255.CR2 IMG_1269 IMG_1299 IMG_1305 IMG_1332 IMG_1336 IMG_1343 IMG_1353.CR2 IMG_1357 IMG_1359 IMG_1362Bazısı sevmez sonbaharı, bitiş gibi gelir, hüzünlenir… Bazısı da sever, benim gibi. Benim için sonbahar;
-başlamaktır, yeniden buluşmak, birleşmektir.
-doğanın güzellikler yaratmak üzere nadasa çekilmesidir.
Ama doğa nadasa çekilirken bile çok bonkördür; rengarenktir, hareketlidir, ferahlatıcıdır, ıslaktır…kim sevmez bir sonbahar yağmuru sonrası havayı koklamayı..
Benim gibi sonbahar tutkunu olanlar İstanbul’lular, bu güzel sonbahar günlerinde bir fırsat yaratıp Belgrad Ormanlarına gidin mutlaka , bir yürüyüş yapın…kaçırmayın sonbaharı…

Gül Bahçesi

“…Küçük prens, kumlar, kayalıklar ve karlar üzerinde uzun süre yürüdükten sonra nihayet bir yol buldu. Yolda içide güller açmış bir bahçe gördü. Hepsi de onun çiçeğine benziyordu…’Eşi benzeri olmayan bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanıyordum. Halbuki sahip olduğum sıradan bir gülmüş… hiç de büyük bir prens değilmişim ben’…”

IMG_0837

“Tilki ona ‘Git de güllere yeniden bak. Seninkinin dünyada tek olduğunu anlayacaksın. ‘ dedi. Küçük prens güller bir kez daha görmeye gitti.”
IMG_0824

” Benim gülüme hiç benzemiyorsunuz. Gözümde hiçbir kıymetiniz yok. Kimse sizi evcilleştirmemiş, siz de kimseyi evcilleştirmemişsiniz. Tilkimin bir zamanlar ki haline benziyor sizin haliniz. Yüzbin tilki içinde tek biri bile benim tilkime benzemez. O dostum oldu benim. Şimdi dünyada eşi benzeri yok. Güzelsiniz ama boşsunuz. Uğrunuza kimse can vermek istemez. Elbette yoldan geçen sıradan biri gülümü gördüğümde, size benzediğini sanacaktır. Ama o tek başına hepinizden daha önemli, çünkü, benim suladığım gül o. Çünkü üzerini cam fanusla örttüğüm o. Çünkü, esen yelden siperlikle koruduğum o. Çünkü, kelebek olması için bıraktığım birkaçından başka , üzerindeki tırtılları ayıkladığım o. Çünkü, sızlanmalarına, böbürlenmelerine ve hatta suskunluklarına kulak kesildiğim de o. Çünkü o benim gülüm.”
IMG_0825

Alıntı: Küçük Prens / Antoine De Saint-Exupery

Barbie’ye gelinlik

Çocukken çok severdik Barbielerimize kıyafet dikmeyi. Geçen gece , Talya Barbieleriyle oynarken içimden geldi bu elbiseyi elimle diktim. Çok da özlemişim, belki fırsat buldukça devam ederim dikmeye.( Buarada Talya barbieyi bu haliyle çok beğendi , oynamak yerine odasına süs olarak koymayı önerdi. Oyuncağın fonksiyonu kaybolmuş gibi görünüyor şimdilik, çıkaralım elbiseyi diyorum, izin vermiyor.  )

IMG_0640

 

IMG_0641

 

IMG_0644