PRENSES OLDUM :)

Çok seviyorum prenses elbiselerini. Ailemle gezinirken bir etkinlik gördük. Benim gibi küçük kızlara prenses elbisesi giydirip fotoğraflarını çekiyorlardı. Ben de giymek istedim. Önce hangi prenses olmak istediğimi sordular. Ben kıyafetlere baktım ve tabii ki pembe olanı seçtim. Hangi prenses olduğumu bilmiyorum. Adı çok mu önemli?
Sonra uzunca bir sıraya girdik. Bekledik bekledik ve sıra bize geldiğinde annemle birlikte platforma çıktık. Önce elbiseyi giydirdiler. Sonra da bir abla beni çok sevimli bir makyaj masasına oturtup, bana makyaj yaptı, saçlarımı taradı, kolye taktı… Demek prenses olmak böyle birşeymiş. Çok sevindim çünkü evde anneme defalarca söylememe rağmen, hiç benim gözüme , kendi gözüne sürdüğü göz ojesinden (!) sürmüyor. Bak abla sürdü işte, ohhh 🙂
Sonra da fotoğraf çekimi için, çok tatlı bir başka abla beni prensesler gibi elimden tutarak bir kapının önüne götürdü ve bir abi de fotoğraflarımı çekti. Bütün bunlar olurken Kaan ve babam biraz sıkıldılar tabii.. Ama ben çooooook mutlu oldum 🙂
Size bir şey söyleyeyim mi, galiba annem de en az benim kadar eğlendi ve mutlu oldu. Gözlerinde görebiliyorum.
Fotoğraflar aşağıda, görüşmek üzere…
imza: Talya
penses haz1

prenses haz2

prenses

Tarih : 2013 mayıs
Mekan : Ataşehir Brandium

Reklamlar

Küçük kızlar için pratik elbise

Hobi odama bir yenisini daha ekledim; Dikiş… Üniversite yıllarımda kendime ufak tefek birşeyler dikmişliğim vardır ama dikiş bildiğimi söyleyemem. Talya doğduğundan beri ona elbiseler dikme hevesim vardı fakat dikiş makinem yoktu. Geçtiğimiz hafta eşim bir akşam elinde dikiş makinesiyle geldi. Daha önce anneler gününde hediye istemediğimi söylediğim için, “anneler günü hediyesi değil” diyerek verdi makineyi. 🙂
Pazar günü makineyi ilk defa kullandım. Talya’ya, kuzeninin doğumgünü için bir elbise diktim.
Aslında tam bir dönüştürme projesi oldu. Talya’nın üzeri lekelenmiş beyaz bir tişörtünü, lekeleri kapatacak şekilde kurdelelerle süsledim. Daha önce Kaan’ın eskimemiş ama küçülmüş, rengini sevdiğim birkaç tişörtünü saklamıştım. Bu tişörtlerden birini, kollarının altından kestim ve süslediğim beyaz tişörte büzerek diktim. Beline de kalın bir kurdele ile kemer yaptım. Elbisenin altına giydireceğim kahverengi çorabın üzerindeki baklava dilimlerinde pembe çizgiler olduğu için uysun diye bir de pembe kelebek iliştirdim göğsüne.
Böylece makinemi ilk defa kullanmış kızıma da ilk defa bir elbise dikmiş oldum. Makinenin ipini takmakta zorlanmasam , yarım saatte bitirmiş olacaktım ama, dedim ya ilk deneme, masurayı takma, ipi takma biraz oyaladı beni, yine de doğumgününe yetişti elbise. Maalesef  Talya’yı elbisenin içinde fotoğraflayamadım, çünkü Talya ( daha önce de yazmıştım ) fotoğraf makinesini görünce hemen alıp kendisi kullanmak istiyor, yerlere düşürüyor, makineyi bozacak diye korkuyorum. 😦